GÖRMEDİM, DUYMADIM, BİLMİYORUM…
Birleşmiş Milletler’in amaçları ve ilkeleri Birleşmiş
Milletler Antlaşmasının 1. Bölümünde ve 1. Maddesinde belirtilmiştir. BM kurulduğu günden beri BM amaçlarının dışında faaliyet gösteren, uluslar arası
hukuka aykırılıklara dur diyemeyen bir örgüt haline gelmiştir. Nerede bir
katliam, soykırım olsa nerede bir uluslar arası hukuk ihlalleri olsa BM
kulaklarını tıkar, gözlerini yumar, ağzından tek kelime çıkmaz olmuştur.
Myanmar’lı Budist Rahiplerin Arakan’lı Müslümanlara karşı insanlık dışı
faaliyetleri soykırım ve katliam derecesine ulaşmışken BM hala bir müdahalede
bulunmamakta ve herhangi bir girişimde de bulunmamaktadır. Tüm bu yapılmayanlar
BM Antlaşmasında belirtilen amaçlara aykırılık teşkil etmektedir.
BM Antlaşmasının 1. Bölüm
1. Maddesi şöyledir:
Birleşmiş milletlerin amaçları şunlardır:
1. Uluslar arası barış ve güvenliği korumak ve bu
amaçla: barışın uğrayacağı tehditleri önlemek ve bunları boşa çıkarmak, saldırı
ya da barışın başka yollarla bozulması eylemlerini bastırmak üzere etkin ortak
önlemler almak ve barışın bozulmasına yol açabilecek nitelikteki uluslar arası
uyuşmazlık veya durumların düzeltilmesini ya da çözümlenmesini barışçı
yollarla, adalet ve uluslar arası hukuk ilkelerine uygun olarak
gerçekleştirmek;
2. Uluslar arasında, halkların eşitliği ve kendi
geleceklerini kendilerinin belirlemesi ilkesine saygı üzerine kurulmuş dostça
ilişkiler geliştirmek ve dünya barışını güçlendirmek için diğer uygun önlemleri
almak;
3. Ekonomik ,sosyal,kültürel ve insancıl nitelikteki uluslararası
sorunları çözmede ve ırk,cinsiyet,dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin
insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesinde
uluslararası işbirliğini sağlamak ve
4. Bu ereklere ulaşılması yolunda ulusların
giriştikleri eylemlerin uyumlaştığı bir odak olmak.
İşte antlaşma metninde de yazdığı gibi BM’nin amaçları
Arakan’a işlemez halde teoride beklemekte ve uygulamaya geçmemektedir. Hal
böyle olunca Arakan Müslümanları çareyi Bangladeş’e kaçmakta görmektedir. Ancak
Bangladeş de Arakanlıların sınırı geçmelerine müsaade etmemektedir.Dolayısıyla
yapılması gereken; uluslar arası kamuoyunun BM’ye baskı yaparak amaçlarını gerçekleştirmesini
sağlamaya yönlendirmektir. Eğer BM olanlara karşı hala sessiz kalırsa Arakan’da
kan durmayacak ve şiddet sürekli devam edecektir. Arakan Müslümanlarının
seslerinin duyulmasına ve korunmaya ihtiyaçları vardır. Bu gibi uluslar arası
hukukun ihlal edildiği durumlarda BM Güvenlik Konseyi 1990’lardan itibaren
“insani müdahale” adı altında bazı ülkelere yaptırımlar uygulamıştır. Net bir
tanımı olmamakla birlikte, insani müdahale: ‘ Bir veya birkaç devletin ya da
uluslar arası örgütün, bir başka devletin vatandaşlarını bu devlette yer alan
yaygın insan hakları ihlallerine karşı korumak amacıyla kuvvet kullanma
tehdidinde bulunması veya kuvvet kullanması’ olarak ifade edilebilir.
Bakıldığı zaman insani müdahale için yaygın insan hakları
ihlallerinin varlığı aranmaktadır. İnsan hakları ihlallerinin varlığı halinde
kuvvet kullanma veya kuvvet kullanma tehdidinde bulunulabilir. Tabi bu kuvvet
kullanma ve tehdidi BM. Güvenlik Konseyi’nin bilgisi dahilinde mümkündür. Ancak
bu şartlarda BM’nin olaylara karşı sessiz kalması insani müdahalenin
yapılabilmesi için uygun ortam yokluğundan mümkün gözükmemektedir.
Sonuç olarak baktığımızda BM, Myanmar’da yaşanan olaylara karşı hiçbir
girişimde bulunmamakta, amaçları doğrultusunda hareket etmemekte ve uluslar
arası kamuoyunun baskısına karşı da direnmektedir. BM ; Budist Rahiplerin
fiillerini görmüyor, duymuyor ve sonuç olarak bilmiyor.
Hey gidi BM sen ne işe yarıyorsun?
Yazan: Mehmet BOZTAŞ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder