15 Eylül 2017 Cuma

GÖRMEDİM, DUYMADIM, BİLMİYORUM...

                             
           GÖRMEDİM, DUYMADIM, BİLMİYORUM…
    

    Birleşmiş Milletler’in amaçları ve ilkeleri Birleşmiş Milletler Antlaşmasının 1. Bölümünde ve 1. Maddesinde belirtilmiştir. BM kurulduğu günden beri BM amaçlarının dışında faaliyet gösteren, uluslar arası hukuka aykırılıklara dur diyemeyen bir örgüt haline gelmiştir. Nerede bir katliam, soykırım olsa nerede bir uluslar arası hukuk ihlalleri olsa BM kulaklarını tıkar, gözlerini yumar, ağzından tek kelime çıkmaz olmuştur. Myanmar’lı Budist Rahiplerin Arakan’lı Müslümanlara karşı insanlık dışı faaliyetleri soykırım ve katliam derecesine ulaşmışken BM hala bir müdahalede bulunmamakta ve herhangi bir girişimde de bulunmamaktadır. Tüm bu yapılmayanlar BM Antlaşmasında belirtilen amaçlara aykırılık teşkil etmektedir.
    BM Antlaşmasının 1. Bölüm  1. Maddesi şöyledir:
    Birleşmiş milletlerin amaçları şunlardır:
1.           Uluslar arası barış ve güvenliği korumak ve bu amaçla: barışın uğrayacağı tehditleri önlemek ve bunları boşa çıkarmak, saldırı ya da barışın başka yollarla bozulması eylemlerini bastırmak üzere etkin ortak önlemler almak ve barışın bozulmasına yol açabilecek nitelikteki uluslar arası uyuşmazlık veya durumların düzeltilmesini ya da çözümlenmesini barışçı yollarla, adalet ve uluslar arası hukuk ilkelerine uygun olarak gerçekleştirmek;
2.           Uluslar arasında, halkların eşitliği ve kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesi ilkesine saygı üzerine kurulmuş dostça ilişkiler geliştirmek ve dünya barışını güçlendirmek için diğer uygun önlemleri almak;
3.           Ekonomik ,sosyal,kültürel  ve insancıl nitelikteki uluslararası sorunları çözmede ve ırk,cinsiyet,dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesinde uluslararası işbirliğini sağlamak ve
4.           Bu ereklere ulaşılması yolunda ulusların giriştikleri eylemlerin uyumlaştığı bir odak olmak.


   İşte antlaşma metninde de yazdığı gibi BM’nin amaçları Arakan’a işlemez halde teoride beklemekte ve uygulamaya geçmemektedir. Hal böyle olunca Arakan Müslümanları çareyi Bangladeş’e kaçmakta görmektedir. Ancak Bangladeş de Arakanlıların sınırı geçmelerine müsaade etmemektedir.Dolayısıyla yapılması gereken; uluslar arası kamuoyunun BM’ye  baskı yaparak amaçlarını gerçekleştirmesini sağlamaya yönlendirmektir. Eğer BM olanlara karşı hala sessiz kalırsa Arakan’da kan durmayacak ve şiddet sürekli devam edecektir. Arakan Müslümanlarının seslerinin duyulmasına ve korunmaya ihtiyaçları vardır. Bu gibi uluslar arası hukukun ihlal edildiği durumlarda BM Güvenlik Konseyi 1990’lardan itibaren “insani müdahale” adı altında bazı ülkelere yaptırımlar uygulamıştır. Net bir tanımı olmamakla birlikte, insani müdahale: ‘ Bir veya birkaç devletin ya da uluslar arası örgütün, bir başka devletin vatandaşlarını bu devlette yer alan yaygın insan hakları ihlallerine karşı korumak amacıyla kuvvet kullanma tehdidinde bulunması veya kuvvet kullanması’ olarak ifade edilebilir.

   Bakıldığı zaman insani müdahale için yaygın insan hakları ihlallerinin varlığı aranmaktadır. İnsan hakları ihlallerinin varlığı halinde kuvvet kullanma veya kuvvet kullanma tehdidinde bulunulabilir. Tabi bu kuvvet kullanma ve tehdidi BM. Güvenlik Konseyi’nin bilgisi dahilinde mümkündür. Ancak bu şartlarda BM’nin olaylara karşı sessiz kalması insani müdahalenin yapılabilmesi için uygun ortam yokluğundan mümkün gözükmemektedir.

   Sonuç olarak baktığımızda BM, Myanmar’da yaşanan olaylara karşı hiçbir girişimde bulunmamakta, amaçları doğrultusunda hareket etmemekte ve uluslar arası kamuoyunun baskısına karşı da direnmektedir. BM ; Budist Rahiplerin fiillerini görmüyor, duymuyor ve sonuç olarak bilmiyor.

   Hey gidi BM sen ne işe yarıyorsun?



                                                                                  Yazan: Mehmet BOZTAŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder