7 Eylül 2017 Perşembe

AHBAP-ÇAVUŞ KAPİTALİZMİ



       AHBAP-ÇAVUŞ KAPİTALİZMİ 

      

      Crony Capitalism yani Ahbap-Çavuş Kapitalizmi veya Eş-Dost Kapitalizmi,kavram olarak kapitalizmin yanında ek bazı unsurlar taşır.

      İktisadi tanım olarak;Devletin başındakilerin,sadece kendisine,yakınlarına ait olanı düşünmelerine ve kollamalarına dayanan işletme yaklaşımıdır.*1Kimi zaman yolsuzluk şeklinde ortaya çıksa da kimi zaman da burjuvanın elinde oynattığı yöneticiler şeklinde belirir.

      Hukuki tanımı ise;Liberal serbest piyasa ekonomisine sahip sanılan,eşitlikçi bir hukuk devleti gibi görünen fakat aslında herkese eşit olarak uygulanması gereken kuralların uygulanmayıp bazı burjuva kesimlerine özel kuralların uygulanmasıdır.

     Ahbap-Çavuş Kapitalizmi,kapitalizmin içerdiği tüketim ilişkisi ve iktisadi insan tasavvurunun üzerine bina edilen saf olmayan bir anlayıştır.Peki bu anlayış nasıl gelişti?Dayanakları ve sebepleri neler?Ekonomiye ve kamu hukukuna etkileri neler olarak görülüyor?

    1997 Doğu Asya Ekonomik Krizi  Ahbap-Çavuş Kapitalizmi'nin doruk noktasıdır.80'ler Türkiye'si ve Dünya'sı rüşvet,rant dünyasıydı.Verilmemesi gereken izinlerin verildiği ve ülkelerde herkese açık ve eşit yürütülmesi gereken faaliyetlerin ahbap-çavuş ilişkisine döndüğü sonradan bu krizle anlaşılmış olup çarpık finansal yapılanmaya sebebiyet vermiştir.

     Ekonomik büyümenin rakamsal olarak fazla olması siyasilerin koltuklarının sağlamlaşması anlamına geldiğinden dönemin bazı siyasetçilerinin ekonomik büyüme yolunda her şeyi yapmalarının bir meyvesidir.

     Ahbap-Çavuş Kapitalizmi,süregelen fiili uygulamada doğal yürümesi gereken süreçlerin yerine siyasilere ve burjuvaziye kazanç sağlanması ve bu şekilde ülkenin oligarşik olarak çarpık bir şekilde büyümesinden söz etmek mümkündür.Bu büyüme ihaleler sona erene kadardır ve bir yerde patlak verir.Bu fiili uygulamanın ardı arkası kesilmiyorsa bunun adı yolsuzluk olur.Büyük burjuvalar,devlet kadar güçlü olabilmekte hatta devletin dış borçlarını bile ödeyebilmektedirler.Halkı,borsayı,ekonomiyi istedikleri gibi yönlendirip bundan da kazanç sağladıkları ortadadır.Tüm bunların sebebi olarak da  Ahbap-Çavuş Kapitalizmi gösterilebilir.

     Denildiği üzere  Ahbap-Çavuş Kapitalizmi Karl Marx'ın ortaya attığı kapitalizmden hem fazla ve  hem eksik unsurları barındırmaktadır.Karl Marx'ın ortaya attığı saf haliyle kapitalizmin tüketim ilişkisi ve iktisadi insan tasavvuru bu anlayışa kök vermiştir.İktisadi insan(Homo Economicus),her anında mülk edinmeyi,özel mülkiyetini arttırmayı hedefleyen ve kendi çıkarlarının peşinde koşan bir varlık olup bu iktisadi insan her zaman mevcut siyasi otoritelerin yanında yer alıp tarihin taşıyıcı öznesi konumunda olmuştur.İşte ahbap-çavuş ilişkisi burada ortaya çıkmaktadır.Şöyle ki;Burjuvazinin devam ettirmek istediği tüketim ilişkisinin tarafı olması bir yana siyasi iktidarın daima burjuvaziyle yakın ilişkili olmasının sebebi savaşların para ile kazanılmasıdır.
 Siyasi iktidarın burjuvalarda gördüğü şey;ticareti elinde bulunduran,serbest piyasa ekonomisinin devamlılığını sağlayan ve devletin en temel geliri olan vergileri veren bir tabakadır.Burjuvazinin siyasi iktidarda gördüğü şey ise;kısıtlanması gereken,gereken özgürlüğü kendisine sağladıktan sonra pek de mühim olmayan yapıdır.İlerleyen zamanlarda bu yapının temel taşlarını ellerinde tutmaya çalışmışlardır.

     Feodal toplumun burjuvaziye lonca teşkilatları ile yaşattığı sıkıntılar,feodal beylerin birer birer merkezi otoriteye dahil olması veya karşı çıkarak yok olmasıyla birlikte ortadan kalkmıştır.15.yy merkezi otoritelerin Avrupa genelinde yükselmesiyle burjuvanın serbestliği karşılığı büyük ve uzun sürecek savaşlar finanse edilmiştir.Burjuvayı kendine çalışacak bir kurum olarak gören krallar,burjuvaya ne tam güveniyor ne de sırtlarını dönüyorlardı.Fakat burjuva sınıfı bu dönemde danışma meclisleri kurarak bağımsız olduklarını ispat etmişti.Bununla da kalmamış daha da ileri giderek önceden kısıtladığı devletin tüm imkanlarını kendine seferber etmek için uğraşmıştır.Kendisine karışmayan devletin imkanlarını kullanmanın,hem hammadde-kâr ilişkisine hem de pazar arayışına katkısını göz ardı etmemiştir.

      Ahbap-Çavuş ilişkisinin hukuki yönden pek çok sakıncası vardır.Bir kere insan haklarına saygılı,demokratik,laik ve sosyal bir hukuk devletiyle ve bu devletin temel ilkeleriyle bağdaşmaz.İktisadi bir ilke olan,fırsat eşitliği ve piyasa ekonomisi dengesi sağlanması ilkesiyle çelişmesinden ziyade hukukun temel ilkeleriyle de bir çelişme içerisinde olan bir kavramdır.Eşitlik ilkesiyle doğrudan,sosyal devlet ilkesiyle dolaylı yoldan çelişir.

 Ülkenin idare hukukuna tabi kesimini dolaylı yoldan burjuvanın hizmetine veren bir anlayışa sebebiyet verir.İhaleler satılır.Yasal olarak yapılması gereken işlemler ya yapılmaz,ya eksik yapılır.İdarenin takdir yetkisinin olduğu noktalarda bu yetki satılır.Kurumların kârı-zararı,verdiği hizmetlerin kalitesi,kullanıcıların memnuniyeti hiçe sayılır.Bu yapılanlar siyasi iktidarın ve hakim ideolojinin yönlendirmesiyle yapılabilir.An itibariyle dünyada hakim ideoloji Neo-Liberalizm'dir.Ve bu anlayış her şeyden önce kamunun büyümesini istemez ve ekonomiyi özel sektörlerle yükseltmeyi hedefler.Özel sektör büyük şirketleri de büyük burjuvaziyi oluşturur ve siyasi iktidarın hiçbir şekilde ekonomiye müdahale etmemesiyle neredeyse devletle yarışabilecek konuma gelir.Halbuki devlet kamudur ve kamu kişi çoğunluğunu oluştursa da maalesef pazar payı çoğunluğunu oluşturamaz.Kapitalizmin kast sistemi de bunun üzerine kurulmuştur.Sonuç olarak kurumların bozulması ve ayrışması hukuk devletinin çöküşüne zemin hazırlar.

     Sosyal yönden;Toplumun Ahbap-Çavuş ilişkisini,süregelen fiili uygulamayı,olması gereken olarak görmesi çok acıdır.Halkın zihniyetini gerçekten de yıllardır süregelen fiili uygulama değiştirmiştir ve halk zihniyetinin değişmesine izin vermiştir.Bu zihniyet artık her alanda kendini göstermiştir.Olması gereken unutulmuş,insani ilkelerden bile şaşılmıştır.Ahbap-Çavuş ilişkisi toplumun gözünde burjuvaziden de bağımsız bir kurum olarak görülmüştür.Burjuvazi bu devrede yukarıda da bahsettiğimiz gibi devletle yakın ilişki içerisinde olup büyük lokmalar yutmaktadır.Fakat burada halkın ihtiyacına yönelik bir prim sistemi(!) oluşturulmuş olup insanların yaptırmak istedikleri işlerin görülmesi sigorta altına alınmış durumdadır.Ve ilginçtir ki verdiği primin(!) karşılığını alamamış olan sigortalı yeri geldiğinde hesap sorabilmektedir.

     Bütün bunların hepsi iktisadi sistemin toplumun en küçük birimlerine dahil olması sonucunda gerçekleşmiş olup sistemin dezavantajlarındandır.Devlet başkanı karşısında holding patronunun olmasıyla,devlet dairesindeki veznedar karşısında sıradan vatandaşın olmasının hiçbir farkı bulunmamaktadır.Ayrıca bu ahbap-çavuş ilişkisi genelde akrabalık ve tanıdıklık ilişkisine dayandığından işler çok daha sağlam ama usulsüz yürümektedir.


     Ahbap-Çavuş Kapitalizmi'yle beraber iktisadi sistemin dezavantajlarını ve bunların sosyal ve hukuki yönü yüzeysel olarak incelenmiştir.


      *1A'dan Z'ye Ekonomi Sözlüğü,Bishop Matthew,Adres Yayınları,2013


                                                                                      Yazan: Abdulkadir ÇERKEZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder